MENU


EN

SÖYLEŞİ

Prof. Dr. Hüsamettin Koçan

Share
  • Prof. Dr. Hüsamettin Koçan
  • Prof. Dr. Hüsamettin Koçan ile Söyleşi

Müze mimarlığının tasarımsal kimliği; 

 

Heritage 2015 etkinliğine konuşmacı olarak davetliydiniz. Bu da sizi restorasyon, arkeoloji ve mimarlık odak noktasında farklı bir bakış açısı kaynağı yapıyor. Bir ressam olarak mimarlık alanındaki görüşleriniz nelerdir?

Resimle mimari arasındaki ortak nokta ressamın ve mimarın öncelikli olarak yaratıcı bir rol üstlenmesinden kaynaklanır. Öte yandan, bu yaratıcı davranış ortaklığı giderek bir yol ayrımına doğru gelir ki, bu yol ayrımında ölçek, malzeme, işlev ve ekip çalışması gibi son derece belirleyici bir durum söz konusu olur. Ressam için ortaya koyacağı yaratıcı eylem doğrudan doğruya sanatçı tarafından kararlaştırılır ve bizatihi de uygulanır. Hal bu ki mimar, sanatçıyı içine alan iç ve dış mekân gibi büyük tanımlarla başa çıkmak zorundadır. Mimarlığın bir başka sorunsalı ise mimarın, mimarlığı finanse eden kişi, kurum ya da kuruluşlarla bir ikna süreci yaşıyor olmasıdır. Ressamın ise ancak müşteri diye tanımladığımız tarafla ilişkisi sanat eserinin bitiminden sonra gündeme gelir. Bu, mimar açısından uzun ve riskli bir süreçtir; ressam açısından ise özerk ve tek boyutlu bir süreçtir. Başka bir deyişle, mimarlığın arkasındaki finansman, taşıdığı kültürel birikim ve beklentinin mimar tarafından karşılanmasını bir ön koşul olarak dayatabiliyor. Sanatçının böyle bir sorunu yok. Ancak sonuçları açısından baktığımızda bir resmin hitap edeceği kitle bulunduğu mekâna bağlı ve sınırlıdır. Mimarlık ise kitleleri, bulunduğu coğrafya ölçeğinde etkileyebileceği gibi içine çağırdığı yaşantıyı her an ve her durumda etkileme, şekillendirme gücüne sahiptir. Ressam, yaşam için bir soluktur. Mimar ise yaşama yön veren bir güce sahiptir diye düşünüyorum.

İki farklı disiplin olan sanat ve mimarlık arasında  ne gibi sınırlar olduğunu düşünüyorsunuz?

Mimarlığın gücü, aynı zamanda insanı kuşatıyor olmasından ve dayandığı büyük ölçekten kaynaklanıyor. Resmin gücü ise taşıdığı estetik değerle sınırlıdır. Zaman içinde mimarlığın yıpranma gibi coğrafyaya terk edilme gibi ve ideolojik karşıtlıkların doğrudan hedefi olmak gibi çoklu bir tahribat ortamına açık olduğunu söylemek mümkün. Sanat eseri, her ne kadar malzeme açısından mimarlık malzemesi kadar dayanıklı olmasa da, çok daha düşük potansiyelli müdahalelerden daha kolay etkilense de zaman içinde geleceğe yolculuk yapma açısından bir hayli yüksek şansa sahiptir. Ayrıca sanat eseri, çoğunlukla bulunduğu mimari ortama renk ve kimlik verecek denli büyük bir etkiye sahip olabiliyor. Bunu daha çok Rönesans örneklerinden yola çıkarak açıklayabiliriz; bu sınırın mimarlık için gerçekleştirilmiş resimler aracılığıyla söz konusu olabileceğini söylemek gerekir. Denilebilir ki mimarlık mekândır, kitledir ve statiktir; resim ise, özellikle tuval resmi, hiçbir mekâna bağlı kalmama lüksüne sahiptir. Burada mimarlık ve resim arasındaki önemli fark statik ve dinamik olarak ortaya çıkar.

Müze mimarisi çoğu zaman başlı başına bir sanat eseri olabiliyor. Arkeolojik eser ya da dokümantasyon sergilerinde bu durum bir avantaj mıdır? Ya da bu bağlamda serginin çağdaş sanat eserleri ile ilişkisi bir dezavantaj olabilir mi?

Özellikle son yıllarda müze mimarlığının tasarımsal kimliğiyle kendini var etme boyutu giderek önem kazandı. Hal bu ki, müzeler yapıtların sergilendiği, korunduğu, arşivlendiği ve paylaşıldığı ortamlardır; asıl fonksiyonları budur. Bu nedenle müzelerin bu fonksiyonları mutlaka yerine getirmesi gereklidir. Ayrıca, sergilenen yapıt, obje her ne ise müze mimarlığının kimliğine yenik düşmemelidir. Ancak müzeler giderek tasarımsal boyutu öne çıkararak kendilerine kimlik inşa etmeye önem veriyorlar çünkü müzeler aynı zamanda bir güç gösteri alanı olarak da ele alınmakta. Kanımca müze mimarlığının önemsenmesinde, eğer işlevini aksatmadan yaşama katılıyorsa, bir sakınca yok. Ancak müzeyi sadece bir mimarlık gösteri alanı gibi algılayıp izleyiciyi ve sanat yapıtını bir kenara itmek elbette söz konusu edilmemelidir. Sorunuzun kesin ve açık yanıtı, sergilenecek yapıtlara ki bu heykel olabilir, bir ortaçağ, Rönesans ürünü olabilir, söz hakkı tanıyacak bir tasarımsal anlayışa gereksinim olduğudur. Yapıtı yok edecek, sanatçıyla yapıt arasına sadece tasarımsal estetik girecekse burada müzecilikle ilgili ciddi bir sorun olduğu söylenebilir.

Türkiye’de ilk kez düzenlenecek Heritage 2015 fuarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Heritage Fuarı hakkında ileri bir yargıda bulunmam söz konusu olamaz. Fakat bu tür etkinliklerin yakınlaştırıcı, kurumsallaştırıcı iletişim ortamları olduğunu düşünüyorum dolayısıyla da Türkiye’deki müzecilik deneyimlerine önemli katkıları olacaktır.

Baksi Müzesi Türkiye’de müzeciliğe ve müze mimarisine yeni bir ışık tuttu. Bu şekilde başka projeleriniz olacak mı?

Mimariyle ilgili olarak benim düşüncem oraya ait olan ama modern olan binalar yapmaktı. Bunun için, o bölge insanının geleneksel yerleşimini inceledik ve toprak damlı yapı geleneğinden yola çıktık. Bu nedenle bizim çatılarımız bir noktadan toprağa bağlanır. Yapı, tepe pencerelerinden ışığı içeriye aldı ve özellikle müze bölümlerinde yatay ışık kullanmadık. Binalar o tepeye ait olsun duygusunu çoğaltmak için çevreden toparladığımız kına taşlarıyla inşa edildi. Ortaya ilginç olduğunu düşündüğüm bir proje çıktı. Baksi Müzesi standart bir müze değil. Biz sadece sergiler açan ve belli bilgileri depolayan bir kurum değiliz. Bizim insanla ilişkimiz izleyici-müze ilişkisinden çok daha fazla. Biz, o çevre insanının yaşamıyla değerleriyle ve üretimiyle ilgiliyiz. Bu nedenlerle atölyeler kurduk, bunları büyütmeye ve çevredeki yerleşim merkezlerine yaymaya çalışıyoruz. Bizim köyü örnek bir köy olarak yeniliyoruz ve köyde pansiyonculuk başlattık. Uluslararası çalıştaylar ve sergiler ile birlikte kültür turizmi doğrultusunda açılımlar planlıyoruz. Bu bağlamda yeni bir proje olarak Bayburt şehir merkezinde yeni bir Kadın İstihdam Merkezi açmak ve burada yaklaşık yüz kadınımızı dokuma atölyelerinde istihdam etme girişimimiz söz konusu.

İlgili Yazılar

Tags: , , , , ,

Comments are closed.

porn porno şişli masaj salonu rokettube porno eskişehir escort malatya escort konya escort